Kredi Kartlarının E-ticarette Kullanılması İçin Başvurular 31 Aralık'a Kadar Uzatıldı
BDDK Başkanı Mehmet Ali Akben, kredi kartının internet alışverişinde kullanılabilmesi için, yapılacak başvuruları 31 Aralık 2017'ye kadar uzattıklarını açıkladı.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Mehmet Ali Akben, banka kartlarının elektronik ticarette kullanılabilmesi için kart hamilinin talebinin alınması şartı getirdiklerini ve bankalardan 17 Ağustos'a kadar bunun tamamlanmasını istediklerini hatırlatarak, "E-ticarette herhangi bir yavaşlamaya sebebiyet vermemek için hem bankalarımızın görüşlerini hem de gelen taleplerini aldık ve kurul olarak bu süreyi 31 Aralık 2017'ye kadar uzattık." dedi.
TÜM KARTLARI KAPSIYOR
Yeni uygulama bireysel müşterilere verilmiş ya da verilecek olan tüm banka ve kredi kartlarını kapsıyor. Yeni gönderilecek kredi kartları da e-ticaret işlemlerine kapalı olacak. Mevcut kartlar da eğer onay verilmediyse online işlemlere kapatılacak.
KARTLAR HANGİ İŞLEMLERE KAPATILACAK?
Kart sahibinin aksi yönde açık talebinin bulunmadığı durumlarda, bireysel banka kartı ve kredi kartları, yurtiçi ve yurtdışı sitelerden yapılan tüm elektronik ticaret işlemlerine kapatılacak. E-ticaret alışverişleri, mobil uygulama ödemeleri, online film ve müzik gibi abonelik sistemine sahip olan işlemlerde kartlar kullanılmayacak.
YENİ UYGULAMADAN ETKİLENMEMEK İÇİN 3 YÖNTEM
Kart sahiplerinin kartlarını e-ticaret işlemlerinde kullanmaya devam edebilmesi için ilgili kart bankası ile iletişime geçmesi gerekiyor. Bunun için 3 yöntem var. Kullanıcıların ilgili bankanın mobil veya internet şubesindeki ayarlar kısmından elektronik ticaret işlemine onay vermesi gerekiyor. İnternet ve mobil bankacılık kullanmayanlar ise şubeye giderek veya telefon bankacılığıyla işlemlerini tamamlayabiliyor.
ÖDEME TALİMATLARI ETKİLENMEYECEK
Ödeme talimatları kapatılmayacak. Kartlar ile verilen ödeme talimatları (mail order, telefon order) kapsam dışında tutuluyor. Yani onay vermeseniz de kartınızı bu işlemlerde kullanmaya devam edebileceksiniz. Örneğin; sigorta, BES, eğitim, aidat, gibi hizmet alımlarınız için kartınızdan verdiğiniz talimatlar varsa etkilenmeyeceksiniz.
Bankalardan Kurban Bayramı kampanyaları
Kurban Bayramı'na sayılı günler kala bankalar kredi kampanyalarını duyurmaya başladı. İşte faiz oranı ve vade seçeneklerini açıklayan bankalardan bazıları…
FARKLI VADE VE TUTARLARDA KREDİ
Türkiye İş Bankası, yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde, değişik vade ve tutarlarda kredi seçeneklerini duyurdu.
6 Eylül'e kadar devam edecek kampanyada 48 ay vadede günde 5 TL'ye 5.000 TL'den 100.000 TL'ye kadar farklı vade ve tutarlarda kredi imkânı sunuyor.
5.000 TL 48 ay vadeli ihtiyaç kredisi için aylık faiz oranı %1,29; toplam geri ödeme süresi olan 1.461 gün üstünden taksit tutarı günlük 4,87 TL'dir.
ÖDEME 3 AY SONRA
QNB Finansbank, Kurban Bayramı’nda nakit ihtiyacı olan müşterilere uygun faiz oranlı ve ödemeye 3 ay sonra başlayabilecekleri 48 aya kadar vadeli ihtiyaç kredisi kampanyasını başlattı.
QNB Finansbank Kurban Bayramı Kredisi kampanyasında müşteriler günde 15 TL'den başlayan taksitlerle 15 bin TL'ye kadar kredi kullanabiliyor. Üstelik QNB Finansbank müşterilerine, ödemelerine 3 ay sonra başlama fırsatı sağlıyor ve 48 aya kadar vadeli kredi kullandırıyor.
48 AYA KADAR VADELİ KREDİ
Garanti Bankası, Kurban Bayramı öncesi Bayram Kredisi kampanyasını başlattı. Kampanya kapsamında müşteriler, %1,29'dan başlayan faiz oranı ve 48 aya varan vade fırsatıyla ihtiyaç kredisi kullanabiliyor.
Kurban Bayramı kredisi hakkında bilgi veren Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Mahmut Akten, “Bayramın hem okulların açılmasından hemen önceki günlere hem de tatil dönemine denk gelmesi doğal olarak müşterilerimizin ihtiyaçlarını daha da artırıyor. Garanti olarak, müşterilerimizin bu dönemdeki ihtiyaçlarına destek olmak amacıyla hazırladığımız ihtiyaç kredisi kampanyamızı, 48 aya varan vadeler ve çok uygun faiz oranlarıyla hayata geçiriyoruz. Müşterilerimiz, ihtiyaçlarını ertelemek durumunda kalmadan, kendilerine en uygun başvuru kanalından başvurularını kolayca yaparak Bayram kampanyamızdan yararlanabilirler.” dedi.
3 AY TAKSİT ERTELEMELİ, MASRAFSIZ KREDİ
Şekerbank, esnaf ve işletmelerin bayram öncesi artan nakit ihtiyaçları için 250 bin TL'ye kadar kredi veriyor. Kampanayada 3 ay taksit erteleme imkanı ve 36 aya varan vade seçenekleri bulunyor.
Kampanya dahilinde masrafsız sunulan paketlerle, esnaf ve işletmelerden 1 yıla kadar hesap işletim ücreti ile havale ve EFT ücreti alınmıyor. 31 Ağustos'a kadar devam edecek kampanya kapsamında ayrıca ‘Esnafım Kredisi', ‘Taksitli Ticari Kredi', ‘Ticari Taşıt Kredisi', ‘Ticari Servis' ve ‘Profesyonellere Kredi' de esnaf ve işletmelere avantajlı faiz oranları ile sunuluyor.
Kampanya kapsamında bireysel müşterilerin de nakit ihtiyacı, 50 bin TL'ye kadar karşılanıyor. Bireysel müşterilere yönelik kampanya 8 Eylül'e kadar devam edecek.
3 AY ERTELEME 48 AY VADE
Burgan Bank, bayramda 3 ay taksit erteleme ve 48 aya kadar vade imkanı sunan Bayram kredisi sayesinde müşterilerin nakit ihtiyacı gideriliyor. Burgan Bank Bayram Kredisi'ne Eylül ayı sonuna kadar başvurulabilecek.
Burgan Bank Perakende Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Pınar Kuriş; “Bayramda nakit ihtiyacı olan müşterilerimize, 3 ay taksit erteleme ve 48 aya kadar vade imkânı ile sunduğumuz Bayram Kredimiz uygun faiz oranlarıyla da yüzleri güldürüyor.
Geleneksel hale getirdiğimiz bayram kredimizle bayramın coşkusuna katkıda bulunmak istiyoruz. Bayram planlarını erteleyen müşterilerimizi de düşünerek Bayram Kredisi'ne son başvuru tarihini 30 Eylül 2017 olarak belirledik. Burgan Bank ailesi adına herkesin Kurban bayramını huzurla ve hayallerindeki gibi geçirmesini umuyor, şimdiden iyi bayramlar diliyorum” dedi.
4 AY SONRA ÖDE
ING Bank, müşterilerinin Kurban Bayramı öncesi artan nakit ihtiyaçlarını karşılamalarına yönelik 48 aya varan taksitlerle kredi notuna göre avantajlı faiz oranları ve taksit erteleme seçeneği sunuyor.
Kredi notu yüksek müşterilere daha düşük faiz oranı ile ihtiyaç kredisi kullanma imkanı sunulan kampanyada faiz oranları %1,19 ile %1,39 arasında değişiyor.
Dileyen müşteriler krediyi şimdi alıp; ödemelerine 4 ay sonra başlayabiliyor.
GÜNDE 10 TL TAKSİTLE 10 BİN TL KREDİ
Fibabanka, bayram yaklaşırken artan nakit ihtiyaçlar kredi imkanı sağlıyor. Kampanya kapsamında günde 10 TL taksitle 10.000 TL tutarlı kredi kullanılabileceği gibi farklı vade ve tutarlar ile de müşterilerin ihtiyaçlarına özel çözümler sunuluyor.
Fibabanka Genel Müdür Yardımcısı Sezin Erken, “Müşterilerimize erken bayram müjdesi veriyor ve bu dönemdeki ihtiyaçlarını karşılamak üzere uygun oranlarla Bayram Kredisi ürünümüzü sunuyoruz. Bu vesileyle, Fibabanka olarak bayramı daha erken kutlamak için tüm müşterilerimizi şubelerimize bekliyoruz.” dedi.
12 AYDAN 48 AYA DEĞİŞEN VADE
ABank'ın, yüzde 1,25'ten başlayan, 12 aydan, 48 aya değişen vadelerde, “Bayrama Özel'' ihtiyaç kredisi kampanyası devam ediyor.
Kampanyadan yararlanarak, bayram dönemindeki tüm ihtiyaçlarınızı karşılayabilir, sevdiklerinizle birlikte keyifli bir bayram geçirebilirsiniz. Kredi başvurusu ve kampanya hakkında detaylı bilgilere ABank web sitesi üzerinden ulaşabilirsiniz
Banka dışı finans, 2. KGF kapsamına alınmak isteniyor
Banka dışı finans sektörü yılın ilk 6 ayındaki performansını açıkladı. Sektör ikinci fazda gelmesi beklenen KGF kefaletinden yararlanmayı ümit ediyor.
Finansal Kurumlar Birliği (FKB) Başkanı Mehmet Cantekin, Kredi Garanti Fonu (KGF) kapsamı dışında bırakılan finansal kiralama ve finansman şirketlerinin, Halkbank müşterilerine yönelik kurulması planlanan ikinci kredi garanti fonuna dahil edilmesini istediklerini; bu taleplerini Hazine Müsteşarlığı'na da ilettiklerini söyledi.
FKB Başkanı Cantekin, dün sektörün 6 aylık sonuçlarını açıklamak için düzenlenen basın toplantısında soruları da yanıtladı. Mehmet Cantekin, Bakanlar Kurulu kararıyla bankacılık dışı finans sektörünün de KGF'den yararlanmalarının önünün açıldığını ancak KGF'nin farklı yaklaşımı nedeniyle bankacılık dışı finans kurumlarının KGF'den doğrudan faydalanamadığını ifade etti.
Yüzde 5 kredi vereceklerini düşünürken binde 5 verdiler
İlk açıklanan 200 milyar TL limitte banka dışı finans kurumlarının, sektörlerinin yüzde 5'lik payı olmasına istinaden 10 milyar TL'lik krediye aracılık edebileceğini düşündüklerini ama KGF'nin bazı uygulamaları nedeniyle kullandırıma geç başladıklarını anlatan Cantekin, sadece banka iştiraki olan leasing ve yatırım şartı olmak üzere finansman şirketlerinin kullandırımının 500 milyon TL'yi ancak bulduğunu aktardı. Yani, banka dışı finans kuruluşları 200 milyarın yüzde 5'i kadar kredi kullandıracaklarını düşünürken kullandırım ancak binde 5 olmuş. Cantekin, "Banka iştiraki olmayan üyelerimiz faydalanamadı. Aldıkları paylar da beklentimizin çok altında" dedi.
FKB üyesi şirketlerin bankalar aracılığıyla KGF den kredi kullandığı düşünüldüğünde KGF nin sektörün büyümesinde de etkisi olduğunu belirten Cantekin, "Bakanlar Kurulu kararı çerçevesinde daha geniş kredi kullanma imkanımız olsaydı, büyüme oranlarımızda 10 puan artış yaratılacağını söyleyebilirim" dedi.
KGF kredilerinden aldıkları payın artırılması gerektiğini vurgulayan Cantekin, yeni kurulacak KGF ile beklentilerinin karşılanması ümidinde olduklarını vurguladı.
Bankaların kredilerini canlandırmak için yapılan çalışmalar kapsamında, KGF'nin sağladığı kefalet tutarı 250 milyar TL'ye yükseltilmişti. KGF'nin internet sitesinde yer alan bilgiye göre fon kapsamında 21 Ağustos itibarıyla 190.8 milyar lira kefalet, 212.9 milyar lira kredi hacmine ulaşıldı.
Finansal kiralama, faktoring ve finansman şirketlerinin ilk altı aylık performansının değerlendirildiği toplantı sonrası Reuters'a yaptığı değerlendirmede ise Cantekin, KGF'nin ekonomiye genel anlamda ciddi bir canlanma getirdiğini, ancak banka dışı finansal kuruluşların bundan faydalanamadığını belirterek şöyle konuştu: "Halkbank müşterilerine yönelik ikinci kredi garanti fonu çalışmaları var. Esas itibarıyla Halkbank müşterilerine dönük bir yapı olması bekleniyor. Finansal Kurumlar Birliği olarak bizim de ana müşteri kitlemizi KOBİ'ler oluşturuyor. Faktoring dışındaki finansal kiralama ve finansman şirketlerinin ticari müşterilerinin de bundan faydalanmasını istiyoruz... Bu talebimizle ilgili Hazine Müsteşarlığı ile görüştük. Faydalanmak için beraber çalışacağız."
Finansman sektöründe hacim 11 milyar TL'yi aştı
Mehmet Cantekin FKB çatısı altında temsil edilen üç sektörün finansal performansına ilişkin olarak finansal kiralama sektörünün alacaklarının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 24,1 artarak 47 milyar TL seviyesini aştığını bildirdi. Sektörün aktif büyüklüğünün son verilerle birlikte yüzde 23,6, öz kaynaklarının ise yüzde 13,2 büyüdüğünü aktaran Cantekin, "Faktoring sektörüne baktığımızda, 2017'nin 6 aylık performansında işlem hacmi 69,2 milyar TL, alacakları ise 33 milyar TL seviyesini aştı. Sektörün aktif büyüklüğü geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 19,3'lük artışla 35 milyar TL, öz kaynakları ise yüzde 11,7 büyüme ile 5,3 milyar TL olarak gerçekleşti. 61 faktoring şirketi ile faaliyet gösteren sektör, her geçen gün genişleyen ve bugün sayıları 100 bini aşan müşterilerine hizmet veriyor" bilgilerini paylaştı.
Cantekin, finansman sektöründe işlem hacminin yılın ilk yarısında yüzde 16,1 büyümeyle 11 milyar TL'yi aştığını kaydeden Cantekin, aktif büyüklüğün 13,6'lık artışla 33 milyar TL, alacak büyüklüğünün ise 13,9 luk artışla 28,8 milyar TL seviyesine eriştiğini aktardı.
Cantekin, "Finans sektörü içindeki payımız, aktife göre yüzde 3,9, alacaklara göre yüzde 5,4 ve öz kaynaklara göre de yüzde 5'e erişti. Yine toplam işlem hacmimizin GSMH içindeki payı da yaklaşık yüzde 7,1'ler seviyesinde" dedi.
Sektörde yıllık büyüme beklentisi yüzde 20
FKB Başkanı Mehmet Cantekin, finans dışı sektör olarak finans sektöründeki paylarında yeni düzenlemeler bekleyip beklemediklerine ilişkin soruya, "Türkiye'nin sağlıklı bir finans kesimine sahip olması için bankacılık dışı finansal kuruluşlarının payının artırılması gerekiyor. Bankacılık sisteminin kredi kullandırmasının sınırlı olduğu dönemde bankacılık dışı finans kurumlarının devreye girmesi çok büyük önem arz ediyor. Rekabet koşullarının iyileştirilmesi için aracılık maliyetlerinin düşürülmesi bizim için önemli. Yeni düzenlemelerde bizim önümüzü açacak, rekabet koşullarını iyileştirecek düzenlemelerin yer alması bizim için çok kritik" yanıtını verdi.
Toplam büyüklük 120 milyar TL oldu
Ocak-haziran dönemi konsolide verilere göre, bankacılık dışı üç fi nans sektörünün, aktif toplamı yüzde 19,5 artışla 120 milyar TL ye, işlem hacmi yüzde 18,4 artışla 91 milyar TL'ye, faaliyet konusu alacakları yüzde 20,1 artışla 109 milyar TL'ye yükselirken, öz kaynak büyüklüğü yüzde 18,1 artışla 17 milyar TL'ye, net karlılığı ise yüzde 28,6 artışla 1 milyar 334 milyon TL'ye ulaştı.
Cantekin, adres paylaşım sisteminin bankacılık dışı finansa açılması, vergi ve zorunlu karşılıklar gibi aracılık maliyetlerinin düşürülmesini talep ettiklerini de söyledi.
Faktoring kısa ağustosta 1 aylık iş yaptı
FKB Başkan Yardımcısı Yiğit Özkes'de piyasalar ile ilgili bir soruya, faktoring tarafında geleneksel olarak yılın ilk 6 ayının hareketli ardından temmuz ve ağustos aylarının durgun geçtiğine, piyasalara hareketin yeniden eylülde geldiğine değinerek "Bu defa temmuz ve ağustosu çok iyi geçirdik. Hatta ağustosta 10 günlük tatil olmasına karşın bir aylık iş yapmış olacağız" dedi. FKB Başkan Yardımcısı Ünal Gökmen ise leasing tarafının şu aralar sakin seyretse de son çeyreğin hareketli geçmesini öngördüklerini aktardı. Gökmen, kredi komitelerinde yatırım için kaynak taleplerinin arttığını gözlemlediklerini ifade ederek en çok iş ve inşaat makineler ile güneş enerjisi yatırımlarının canlı olduğunu aktardı. FKB Başkanı Mehmet Cantekin ise "Sektörde ciddi bir canlılık var. Beklediğimiz bazı düzenlemelerin hayata geçirilmesi bizim için çok kritik. 2017 yılının tamamı için de çok iyimseriz" dedi.
Bankaların kârı ve Türkiye’nin kârı
Bankacılık sektörü yılın ilk yarısında yakaladığı yüksek kârlılık nedeniyle eleştirilerin odağında. Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, Türkiye’nin büyümesi için kredi gerektiğine bu kredinin ise özkaynaklarla verilebildiğine dikkat çekerek, “Özkaynakları arttırmak için kâr etmek lazım. Bizim kârımız, Türkiye’nin kârınadır” diye konuştu.
TÜRKİYE İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, eleştiri oklarının hedefi olan bankaların kârlılıklarıyla ilgili, “Biz kâr ediyorken birini zarar ettiriyor değiliz. Bizim kârımız Türkiye’nin kârıdır” diye konuştu. Bali, bankanın 93’üncü kuruluş yıldönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, “Ekonomik büyüme için kredi lazım, kredi için özkaynak lazım, özkaynaklar için de bankaların kâr etmesi lazım. Kârları buharlaştırıyorsanız, oraya buraya transfer ediyorsanız, eleştirileri anlarım o zaman” dedi.
Ekonominin sıfır toplamlı bir oyun olmadığını ve bir tarafın kârının diğerinin zararı anlamına gelmediğini vurgulayan Bali, şöyle devam etti: “Tasarruf sahibinin fon fazlalarını alır değerlendirirsiniz, ona değer yaratırsınız. İş Bankası’nın bugün 40 milyar TL özkaynağı var, bunu devlet tahvilinin sunduğu getiriyle değerlendirirseniz zaten 4 milyar TL’nin üzerinde bir gelir elde edersiniz. 1.371 şube, bu kadar teknoloji yatırımı, 25 bin kişilik istihdamla riskler barındıran bir işi doğru risk yönetim teknikleri ile yapıyorsunuz. Sektörde yüzde 14-15 civarında bir özkaynak kârlılığı çok makul ve bugünkü tabloda, özellikle bankacılık sisteminin fonksiyonu açısından kritik. Çünkü biz yüzde 15’lik sermaye yeterlilik rasyosunu koruyacaksak, bunu korumamız bize yeni kredi verme imkânları sağlayacaksa yüzde 15 civarında bir özkaynak kârlılığını da korumamız gerekiyor. Hâlbuki biz kârları buharlaştırmıyoruz. İş Bankası olarak alıyoruz, özkaynağımızın üzerine ilave ediyoruz. Yeni kredi imkânı olarak kullandırmak üzere özkaynağımızı güçlendiriyoruz. Özellikle kurumumuz için çok güvenle söyleyebilirim ki bizim kârımız Türkiye’nin kârıdır, bizim kârımız Türkiye’nin kârınadır. Aynı anlayışta çalışmaya devam edeceğiz.”
BANKACILIKLA İLGİSİ YOKTU
Bankacılık sisteminin geçirdiği büyük dönüşümün önemli olduğuna dikkat çeken Bali, 2001 krizinden önce krediler toplam aktiflerin sadece yüzde 30’unu oluştururken krizde bu oranın yüzde 20’li seviyelere gerilediğini, bugün ise yüzde 60’larda olduğunu söyledi. Bali, şöyle konuştu: “Aradan geçen sürede biz asıl işimize döndük, asıl fonksiyonlarımızı yerine getirir olduk. Yüzde 30-35 civarında reel getiriyi açık pozisyonla elde ediyorsanız, sizin ne sermaye yeterlilik sorununuz olur ne de kredi verme gibi bir kaygınız olur. Krediyi veriyordunuz devlete, en risksiz olana, en yüksek getiriyle. O yıllarda yapılan işin bankacılıkla alakası yoktu. 2001 krizi bu açıdan hayırlı bir krizmiş. Bize bir sürü şey öğretti. Hem uluslararası standartlar hem yerel standartlar hem de yönetim kalitesi çok iyi gelişti.”
ASLANLAR GİBİ DİRENİYORUZ
BALİ, Türkiye’nin bulunduğu bölgedeki jeopolitik gerilimler, küresel krizin etkisinin sürüyor olması hatta hiç bir öngörüde yer almayan darbe girişimi gibi hadiselere rağmen ülke olarak hem yurtiçi hem yurtdışı sıkıntılara karşı “gerçekten aslanlar gibi direndiğini” dile getirdi. Bali, “Bu kadar çok boyutlu, bu kadar çok taraflı, derin, girift bir ortamda bugün yine bütçe açığı/milli gelir, ekonomideki bir kısım genişletici önlemlere rağmen korunabiliyor. Avrupa’ya baktığınızda, Yunanistan’ı saymıyorum bile, hep çift basamaklı sorunlu kredi oranları var. Aslanlar gibi direniyoruz” dedi.
MEVDUAT YARIŞI İÇİNDE DEĞİLİZ
BALİ, mevduat faizlerindeki yükselişin KGF kefaletli kredilerin kısa süre içinde ve hızlı artışıyla doğrudan ilişkisi bulunduğuna dikkat çekerek, “Döviz tevdiat hesaplarına da bir miktar geçiş oldu. Bunlar, bankaların likidite yapılarında farklılaşmaya yol açtı ve sektörde TL kredi/TL mevduat oranlarını yüzde 140’lara getirdi. 2017 Haziran sonu itibarıyla TL krediler 173 milyar artarken, TL mevduat 43 milyar artmış. Aradaki 130 milyar TL farkı bir yerden fonlayacaksınız. Mevduat faizlerindeki hadise, bunun sonucu. Yoksa faiz üzerinden pazar payı kapma amaçlı mevduat yarışı olduğu kanaatinde değilim” dedi.
SİYASİ ETKİYE EN UZAK KURUMUZ
İŞ Bankası’nın sahiplik yapısına atfen zaman zaman ortaya çıkan tartışmalar ilişkin Bali, şunları kaydetti: “Bu miras hukuku ile ilgili bir durum. Evet, şu anda Atatürk paylarını temsilen hisse yapımızda bir politik partinin varlığı söz konusu. Politik partinin konumu da tamamen temsili, bir ekonomik fayda temini de söz konusu değil. Politik partinin varlığı bir politik etkiye açık olduğumuz veya maruz kaldığımız anlamına gelmiyor. Politik etkiye açık olmak için illa bir politik partinin sermaye yapınızda olması da gerekmez. Bu kurumun genel müdürü olarak çok net şunu söyleyebilirim; politik etkiye açık olmayan, siyasi etkiye ne olursa olsun en uzak kurum İş Bankası’dır.”
Merkez Bankası'nın rezervi temmuzda azaldı
Merkez Bankası'nın Resmi Rezerv Varlıkları temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 1 azaldı.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasından (TCMB) yapılan açıklamaya göre, bankanın Resmi Rezerv Varlıkları, geçtiğimiz ay bir önceki aya göre yüzde 1 azalarak 107,6 milyar dolara geriledi. Bu dönemde alt kalemler itibarıyla, döviz varlıkları bir önceki aya göre yüzde 2,5 azalarak 86,5 milyar dolara gerilerken, altın cinsinden rezerv varlıkları yüzde 6,3 oranında artarak 19,7 milyar dolara yükselmiştir.
Vadesine 1 yıl veya daha az kalmış Merkezi Yönetim ve Merkez Bankası’nın önceden belirlenmiş döviz yükümlülükleri (döviz kredileri, menkul kıymetler, Kredi Mektuplu Döviz Tevdiat Hesapları-KMDTH) bir önceki aya göre yüzde 16,6 oranında azalarak 11,9 milyar doları olarak gerçekleşti. Bu tutarın 7,8 milyar doları anapara, 4,1 milyar doları faizlerden oluşmaktadır. Söz konusu anapara ve faiz yükümlülüklerinin 1,2 milyar doları bir ay, 1,9 milyar doları 2-3 ay ve 8,8 milyar doları 4-12 ay içerisinde ödenecek..
Şarta bağlı döviz yükümlülükleri, 1 yıl içinde ödenecek Hazine garantili dış borçlar ile diğer yükümlülüklerden (Bankacılık sektörünün döviz ve altın cinsinden zorunlu karşılıkları ve akreditifler) oluşmaktadır. Söz konusu yükümlülükler bir önceki aya göre yüzde 0,9 artarak 63,4 milyar dolar olarak gerçekleşti.
Yabancı bankalar kredi konusunda ne kadar iştahlı
Türkiye'de ekonomi kamuoyunun değişmeyen gündem maddelerinden birisi bankaların karları ve reel sektöre yönelik finansmana ne kadar katkı sağladığıdır. Son dönemde de bu tartışma gündemde hatrı sayılır bir şekilde yer aldı.
BloombergHT Genel Yayın Yönetmeni Cüneyt Başaran Habertürk gazetesindeki yazısında bu tartışmalara ışık tuttu.
İşte Başaran'ın yazısı...
Bir süredir devam eden bir tartışma var: “Bankalar kredi vermek için naza çekiyor mu?” Hatta bu konunun devamında özellikle siyasiler tarafında seslendirilen bir başka serzeniş de var: “Bankalar çok para kazanıyor ve elini taşın altına koymuyor.” Bugün bu köşede bu sorulara biraz farklı bir zaviyeden yaklaşalım istiyorum. Eğer sektörü bir bütün olarak görmek yerine kategorilere ayırırsak belki daha doğru sorular sorabilir ya da daha yerinde teşhisler yapabiliriz.
Önce sektörü kabaca bir tanıyalım...
BDDK’nın verilerine göre Türk bankacılık sektörü 34’ü mevduat, 13’ü kalkınma ve yatırım, 5’i de katılım bankası olmak üzere toplam 52 bankadan oluşuyor. Bu bankaları bir başka şekilde yeniden gruplamak gerekirse, 34 mevduat bankasının 20’si yabancı sermayeli, 9’u özel sermayeli banka, 3’ü kamuya ait ve 1 tanesi de TMSF’ye bağlı çalışıyor.
Şimdi gelin biraz sektörle ilgili birkaç temel rakama bakalım. Önce bilançonun pasif tarafına bakalım.
BDDK’nın Mart 2017 verilerine göre sektörün toplam 350 milyar TL ödenmiş sermayesi var. Bunun 322 milyar TL’si mevduat bankalarına ait. Bu rakamın da 130 milyar TL’si özel sermayeli bankalara, 96 milyar TL’si yabancı sermayeli bankalara, 93 milyar TL’si de kamu bankalarına ait. Ayrıca 28 milyar TL’de katılım bankalarına ait öz sermaye.
Yine BDDK verilerine göre (Mart 2017) sektörün toplam 1 trilyon 553 milyar TL mevduatı var. Bunun yüzde 40’ı özel sermayeli bankalarda, yüzde 33’ü kamu bankalarında, yüzde 27’si de yabancı sermayeli bankalarda.
Şimdi de bu bankaların aldıkları krediler ve ihraç yoluyla sağladıkları fonların toplamına bakalım. Sektör bu şekilde 490 milyar TL fon yaratmış. Burada da en büyük fon yaratma meziyeti yüzde 32 ile özel sermayeli bankalarda. Daha sonra yüzde 25’le yabancı, yüzde 21 ile kamu bankaları geliyor.
Bilançonun pasif tarafına baktığımızda kısaca gördüğümüz resim: Mevduat, öz sermaye ve dışarıdan fon getirme noktasında özel ve yabancı sermayeli bankalar daha ağırlıklı bir noktada.
Peki bilançonun pasifinde biriken bu kaynaklar krediye nasıl dönüşmüş?
Bankacılık sektörünün aktifler kalemi içinde toplam krediye ayrılan oranı yüzde 65. Bu oran kamu bankalarında yüzde 68, özel bankalarda yüzde 64, yabancı bankalarda ise yüzde 62 seviyesinde. Bir başka açıdan baktığımızda toplam verilen kredilerin yüzde 37’sini kamu bankaları, yüzde 36’sını özel bankalar, yüzde 28’sini yabancı bankalar veriyor.
Burada ne görüyoruz? Bankacılık sektörünün pasif tarafında biriken kaynakların (mevduat + öz sermaye + ihraç + yurtdışı borçlanma vs.) kredi olarak verilmesi kısmında en öne çıkan grup kamu bankaları, daha sonra da özel bankalar. Yabancı bankalar ise burada en son sırada geliyor.
KİM YERLİ KİM YABANCI?
Burada BDDK, sermayesi yüzde 50 ve üzerinde yabancı yatırımcıda olmadığı takdirde bahsi geçen bankayı “yabancı sermayeli banka” olarak kategorize etmiyor. Yani bizim yazı boyunca “özel bankalar” diye sınıflandırdığımız bankaların ciddi bir kısmı, aslında yabancı payı olmasına rağmen (yüzde 50’den az olduğu için) özel banka olarak ayrılmış durumda. Özel bankaların içinde yer alanlardan 2 büyük bankanın tamamen yerli sermaye, diğer büyük oyuncuların yabancı ortaklı olduğunu da belirtelim.
Son birkaç istatistik daha... Özel bankaların sermaye yeterlik oranı yüzde 15, kamu bankalarının yüzde 16 ve yabancı sermayeli bankaların yüzde 17. KPMG bankacılık raporuna göre kârlılık rakamlarına baktığımızda ise yabancı bankaların 2016 sonunda aktif kârlılığını bir önceki yıla göre en fazla artıran (yüzde 57) yabancı bankalar, yüzde 56 ile özel bankalar ve en son yüzde 26 ile kamu bankaları olmuş.
Resim bu... Sektörde herkes fon bulmak, yeni kaynak yaratmak için uğraşıyor. Ancak ortaya çıkan kaynağın “krediyle dönüşü” konusunda herkes aynı iştahta değil. Kârlılık üzerine kurulan stratejiler ve aktiflerin yönetiminde ana merkezlerin Türkiye’de olup olamamasının yarattığı farklar, bankaları bir kez daha ayrıştırıyor.
YAPI KREDİ ELAZIĞ ŞUBESİ
İLETİŞİM BİLGİLERİ
| 0 424 218 11 49 | |
| 0 424 233 22 74 | |
| Elazığ | |
| Merkez | |
| HÜRRİYET CAD. NO:18 23100 |
DİĞER BİLGİLER
| 129 | |
| YAPITRISXXX | |
| 09.00-12.30 ARA 13.30-17.00 |
DENİZBANK GİRESUN ŞUBESİ
İLETİŞİM BİLGİLERİ
| 0 454 212 83 99 | |
| 0 212 214 81 82 | |
| Giresun | |
| Merkez | |
| Sultanselim Mah.Gazi Cad. No.5 Giresun |
DİĞER BİLGİLER
| 3300 | |
| DENITRIS330 | |
| 09.00-12.30 ARA 13.30-17.0 |
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



